Ana içeriğe atla

Tıp Fakültesi'ne başlamadan stajlara başladım...

Bu sabah babama takılarak doktoru olduğu Yücelen Hastanesi'ne ben de gittim. Amacım abimin isteği üzerine hastaneden bir belge almaktı. Ama hastaneye gidince babamın odasında kendimi beyaz gömlekle buldum. İşe yatan hastaları dolaşmakla başladık. Sonra da randevulu hastalar falan... Babam hasta baktı ben de izledim bişey anlıyomuş gibi :-) Ben sadece evrak işlerine yardımcı oldum, malum henüz tıp konusunda bi bilgim yok... İlk staj günümde 1 kolonoskopiye, 4 endoskopiye ve 3 anjiyoya katıldım. Bi de muayeneler vardı tabi. Anjiyolardan sonra yatan hastaları tekrar ziyaret ettik. Yorucu bir gündü diyebilirim yani. Ve, sonuç olarak hastaneden saat 23:00 da ancak çıkabildik...
İşte böyle bir gündü 20 Eylül Salı günü...

Bu blogdaki popüler yayınlar

kader..

"Her zaman yapılan yanlış nedir, bilir misin? Yaşamın değişmez olduğunu sanmak, trenin ray değiştirmeden sonsuza kadar gideceğini düşünmektir. Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir. Artık çıkış yolunun kalmadığını sandığın bir durumda umutsuzluğun zirveye vardığında, rüzgâr hızıyla her şey değişir, altüst olur ve bir andan ötekine geçerken kendini yeni bir yaşantının içinde bulursun."

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git - Susanna Tamaro

minibahçe..

sonbahar'ın renkleri..