14 Ağustos 2006

...Ve Anavatan'a Döndük...

Dün akşam 17:30'da Anavatan topraklarına tekrar ayak basmış bulunmaktayım... Bir aylık Amerika macerası da burada bitmiş oldu... Güzel bir deneyimdi...
Bizi Amerika'ya göndererek bizi bu deneyimi yaşatan babama çok teşekkür ediyorum...

12 Ağustos 2006

Bugün Kurstaki Son Günümdü ve Kurs Bitti

Bugün itibariyle kursumuz bitti ve sertifikamızı elimize verdiler... Ve inşaallah yarın akşam 21:50'de International Logan Airport'tan ilk durağımız olan Frankfurt'a doğru hareket edeceğiz. Tahminen pazar günü 17:30 gibi de İstanbul'da olacağız Allah'ın izniyle...
Bugün kursta son günü olanlar için pizza partisi verildi. Pizza olayından sonra sertifikalar verildi ve ayrılacak olanlar hatıra fotoğrafları çektirmeye başladı. İşte bunlar da benimkiler:

11 Ağustos 2006

"World Trade Center" sinemalarda...

Bu akşam sinemaya gittik ve henüz dün gösterime girmiş olan "World Trade Center"ı izledik. Film normal bir şekilde İngilizce idi. Anlayabildiğim kadarını anladım ama çoğunu da anlayamadım... :-(
Film 11 Eylül 2001 günü WTC'a insanları kurtarmak için giren polisleri ve ailelerini konu almış... Polisler binaya girdikten sonra bina çöküyor ve kurtarılmayı bekliyolar. Aileleri de doğal olarak endişeleniyor. Yani film duygusal bir film... Ve sanırım gerçek bir olaydan uyarlanmış...
Tam olarak anlamasam da film bence güzeldi...

10 Ağustos 2006

...Boston Kebab House'da Tayvanlı Arkadaşlarımla...

Bugün Tayvanlı 5 arkadaşımla Boston Kebab House'da Döner Kebab yedik. Onlara da bizim mutfağımızın güzel yemeklerinden birini tattırmış oldum...

6 Ağustos 2006

...SIX FLAGS...

Bugün, Türkiye'de binmeyi pek göze alamadığım lunapark oyuncaklarının büyüklerine bindim... Hele bir tanesi vardı ki: Superman Ride of Steel. 3 kez bindim o koca oyuncağa. Bu koca oyuncağın en büyük özelliği yavaş yavaş çıktığı yaklaşık 70m. yüksekliğindeki ilk kısmından hızla ve dik bir şekilde inmesi ve bu koca oyuncağın 77 mph. (124 km/s) hız yapması... Bir başka koca oyuncak da "Batman" di ki bu da "Superman" oyuncağına benzemekle beraber ters, düz, her türlü gitmekte... Buna sadece 1 kez binebildik...
"Pandeminoum" ise kendi etrafında dönerken rayların üzerinde akrobasi hareketleri yapabiliyo...
"Flashback" diye bi oyuncak daha vardı. Bu oyuncağın özelliği de yüksekten hızla inerek yine aynı yükseklikte başka bir rampaya tırmanması ve bu rampadan da geriye ters gitmesi... Tabi bu oyuncağın rayları da acayip acayip şekillere bürünmüş...
"Twister" Türkiye'de de eşi olan bi oyuncak galiba ama ben ona da hiç binmemiştim. İçimiz dışımıza çıkıyodu az daha... Buna da 2 kez bindik...
Six Flags'taki henüz ilk dakikalarımızda karşımıza çıkan ilk oyuncağa çıkmakla biraz hata yaptığımızı söylemeliyim: Bu oyuncağın adı da "Scream" idi ki adına uygun şekilde insanlar ve biz de çığlık atıyoduk... İşin zevki öyle çıkıyo valla. Bu oyuncak da kule şeklindeki mimarisinin en tepesine hızla çıkarıp bi aşağı bi yukarı indirip çıkarıyo. Bunun kötü yanı yukarı çıkarken sanki fırlayıp gidecekmiş gibi bi his uyandırması... Hepsine 3-4 kez binmek isterdim ama vaktimiz sınırlıydı... :-( Bi daha nerede bineceğim böyle şeylere... Yani anlayacağınız bugün iyi bi adrenalin yüklemesi yaptık... Hatta akşam eve döndüğümüzde bile etkisinden kurtulamamıştım...

Superman "Ride of Steel"
Batman
Flashback
ScreamPandemonium

5 Ağustos 2006

...Sami Yusuf Konseri...

Bugünü de önce Harvard Medical School'a sonra da Sami Yusuf konserine giderek geçirdik... "Harvard Medical School"u görmeden gitmeyelim bu ABD'den dedik ve Harvard'a gittik. Okul fiziki olarak güzel, diğer yönünü zaten herkes biliyo...
MAS(Muslim American Society)'ın organize etmiş olduğu Sami Yusuf konseri MIT'nin kampüsündeki "Kresge Auditorium"da gerçekleşti. Program genel anlamda güzeldi. Program içeriğini Sami Yusuf ve Native Deen'in konserlerinden ve Muhammed Amer'in ara ara stand-up show'undan oluşuyordu. Her ne kadar Muhammed Amer'in stand-up showunun birkaç kısmını ancak anlayabilmiş olsam da, ben de millet gülerken en azından bi tebessüm ediyordum. Milletin neye güldüğünü bilmemek bayağı kötüydü :-(
Program'a katılım gayet iyiydi ve neredeyse müslüman her milletten insanlar vardı.

4 Ağustos 2006

...Prudential Tower'ın Tepesinden Boston...

New York'taki Rockefeller Center'dan sonra Boston'da da Prudential Tower'ın 50. katına çıktık... İşte Boston:




Ve İşte Ben:

3 Ağustos 2006

...Yeni Sınıfımı Daha Çok Sevdim...

Yeni sınıfım eski sınıfıma göre daha ii. Ortam daha güzel ve derslerde speaking'e ağırlık veriyoruz...
Bu arada 1 Ağustos tarihli yazımda acaba Corinna kaç yaşında dediydim ya, bugün sordum... 21 yaşındayım dedi. Ben en fazla 18-19 tahmin ediyodum ama değilmiş. Benim yaşımın 18 olduğunu duyan da bayağı şaşırıyo. Corinna benim yaşımı sordu. Ben de tahmin et dedim. 22'den başladı saymaya. Herkes öyle olduğumdan yaşlı göründüğümü söylüyo. Ben de bunun farkındayım... :-)

Ve işte 205 Nolu Sınıf Arkadaşlarım ve Misty:

2 Ağustos 2006

Kurs'taki Yeni Sınıfım

Bugün yeni sınıfımdaki ilk günümdü. Yeni gelenlerle bizi karıştırarak yeni sınıfları ayarlamışlar. Yeni hocam Misty'i sevdim. Biraz çatlak, deli dolu ve çılgın...
Sınıfta yine çekik gözlüler çoğunlukta:
Umut (Türkiye)
Jacopo (İtalya)
Yuteriko "Yuki" (Japonya)

Fuji Mura Jun Ko "J.J." (Japonya)
Seongho (Kore)
Chung Kang Inn "Nizzie" (Kore)
Shang Feng Tu "Corinna" (Tayvan)
Chang Nai Yu "Naomi" (Tayvan)
Chang Kai Chun "Billy" (Tayvan)
Chang Yichung "Clark" (Tayvan)
Pei-Shan Chen "Doris" (Tayvan)
Jong Beem Choi "J.B." (Kore)

Yong Hu

*Çekik gözlülerin isimlerinin telaffuzu ve akılda kalması zor olduğu için genelde bi de İngilizce isimleri var kendilerince... İngilizce isimleri görüldüğü gibi tırnak içine alarak yazdım...

Bu sınıfım sanırım eski sınıfımdan daha iyi. Hem hoca hem de arkadaşlar daha aktifler. Ve daha fazla speaking yapıyoruz...
Kurstakiler genellikle 18 yaşın üstündeler. Türkler hariç tanıdığım en genç öğrenci yeni sınıfımdaki Jacopo, o da 19 yaşında...
Sınıftakilerden Corinna da genç duruyo. Henüz muhabbet edemedim kendisiyle ama daha ilk gündü. Merak ediyorum acaba Corinna kaç yaşında?
Çekik gözlülerin yaşlarını kestir
mek kadar zor bişey yok burada. Sen kendi kendine acaba bu 18 var mıdır diyosun, bi soruyosun ki çıkıyo 22-23 yaşında...

Today we went to the MIT Campus.

Bugün de MIT'nin kampüsüne gittik ama bi sıcaktı ki hava doğru dürüst gezemedik. Müzesine gidelim dedim kapanmasına 20 dk. vardı ve dolayısıyla girmedik... Başka zamana artık... Ama güzel bi kampüsü var MIT'nin... Nehir kenarında falan...

...One Of the MIT's Building in the Campus...

...MIT'nin ekzantirik binasının önünde ben...


...Bu pek egzantirik yapı da MIT Campus'ten...

1 Ağustos 2006

Anatomi Sergisi "Body Worlds 2"

Bugün de Museum of Science'da dün açılan "Body Worlds 2" anatomi sergisine gittik. 24$ gibi bir ücret alsalar da değdi yani. Sergiyi tek kelime ile ifade etmeye kalkarsam: Muhteşem
Bu sergiyi bu kadar güzel yapan şey kadavraların diseksiyonlarının kusursuz yapılmış olması ve kadavralara verilen pozisyonlardı... Futbol oynayanı, bale yapanı, skateboardla tek el üzerinde duranı, atletizm yapanı, buz pateni yapanı, yoga yapanı, kayak yapanı, beyzbol oynayanı vardı... İnsan vücutlarının dışında bi de şaha kalkmış bir tay ve iki deve vardı.
Kimisi kaslarından, kimisi kemiklerinden arındırılmış bir insan vücudları da ayakta dimdik sergilenmekteydi.
Tüm organlar ve sistemler de ayrıntılı bir şekilde sergilenmişti. Ayrıca bazı organlarla ilgili hastalıklara da yer verilmişti.
Şimdi bu yazıyı okuyanlardan sergiyi bu kadar övdün, hiç mi fotoğraf çekmedin diyenleri duyar gibiyim. Valla ben de çok isterdim fotoğraf çekmeyi ancak fotoğraf çektirmediler... :-(