Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2007 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
İslam aleminin Mevlid Kandili'ni en içten dileklerimle kutlar, bu kutlu günün tüm insanlığa sağlık ve esenlikler getirmesini dilerim..

Doktor Beyni

Yapılan son araştırmalara göre doktorların beyin yapısı şekildeki gibiymiş.. :)

Çanakkale'de Şehit Olan Tıp Fakültesi Öğrencilerini Anma ve Tıp Bayramı Programı

19 Mart akşamı, İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda Çanakkale Savaşı'nda şehit olan tıp fakültesi öğrencilerini anma ve tıp bayramı programı vardı.. Biz de (25 Trakya Tıp'lı öğrenci) bu program için İstanbul'a gittik.. SAMEDER ve Nabız Dergisinin düzenlediği programı ben şahsen beğendim.. Program içeriği şöyleydi:
* "Çanakkale Şehitlerine" şiiri dinletisi..
* Cerrahpaşa, Çapa ve Marmara Tıp Fakültelerinden bir grubun verdiği bir müzik dinletisi..
* Günün anlama ve önemini belirten konuşma..
* Kınalı Kuzular dizisinden bir kaç kesit ve Ahmet Yenilmez'in konuşması..
* Düzenlenen kompozisyon yarışması ödüllerinin sahiplerine verilmesi ve birincinin kompozisyonunu okuması.. * SAMEDER'in ödüle layık gördüğü doktorların ödüllerinin verilmesi..
* Piyano dinletisi ve beraberindeki slayt gösterisi..
Genel itibariyle bu şekilde olan program güzeldi. Piyano eşliğindeki slayt gösterisini de piyanist hazırlamış herhalde ve gösterisinin bir parçasıydı sanırım…

Bisiklet Gezisi

Dünüm oldukça yorucu oldu desem yalan olmaz..
Dün Trakya Üniversitesi Bisiklet Topluluğu (TÜBİT)’nun her hafta sonu gerçekleştirdiği bisiklet gezilerinden biri vardı. Biz de yani Fotoğrafçılık Topluluğu, her hafta sonu kendi fotoğraf gezilerimizden birini Bisiklet Topluluğuna katılarak yapmaya karar verdik. Bu gezi beraber yaptığımız 2. gezi.. İlki geçen haftaydı ancak ben geçen haftaki geziye İzmir’de olmamdan dolayı katılamadım..
Neyse ben bugünkü gezimize döneyim.. Dünkü gezimiz Zübeyde Hanım Parkı’nda saat 10:00 sularında toplanmamız ile başladı.. Merkez’e bizi bekleyen ikinci grup da bize katılınca grubumuz tamamlandı ve yaklaşık 25 kişiydik.. Hedefimiz Değirmenyeni Köyü civarındaki şelale diye nitelendirilen bir akarsuya ulaşmaktı. Bu arada civarında dediğime bakmayın şelale köye çok da yakın değildi.. Henüz şehir merkezinde iken insanlar bize sanki uzaylıymışız gibi bakmaktaydı.. Bu durum şehir merkezini terk edene dek devam etti ki zaten şehir merkezinden çıkıp köye varana dek b…
ÇANAKKALE ŞEHİDLERİNE

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
- Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya -
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
Ne hayâsızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde - gösterdiği vahşetle "Bu: bir Avrupalı"
Dedirir - yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklîmi cihânın duruyor karşında;
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk.
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-u asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla sefil,
Kustu Mehmed'ciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyet denilen kahpe, hakîkat, yüzsüz.
Sonra mel'undak…

Çalışma Masam