Ana içeriğe atla

bolu: abant, yedigöller ve gölcük..

Haftasonu Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kokino Grubu'nun düzenlediği Abant-Yedigöller-Gölcük gezisi vardı.. Gezi tek kelime ile harikaydı.. Çok hoşuma giden kareler yakaladım bu gezide..
Cumartesi 02:00'da Edirne'den yola çıktık.. Sabah 09:00 sularında Bolu Dağı'nda kahvaltımızı yaptıktan sonra önce Abant'a gittik.. Abant'a vardığımızda hava yağmurluydu. Mangalımızı yaktık, köftelerimizi yedik.. Bi çiftli ekmeğin yarısını mideme indirdikten sonra yağmur da dinince bol bol fotoğraf çektim, çektirdim.. Abant'tan sonra önce şehir merkezine alışverişe, sonra da Yedigöller'e geçtik.. Yedigöller'e gider gitmez çevre keşfine ve fotoğraflar çekmeye başladık.. :) Yedi tane gölden oluşan Yedigöller harika bir yer.. Büyükgöl, Sazlıgöl, Nazlıgöl, Uzungöl, Kurugöl (Küçükgöl), Deringöl, Seringöl'ün yanında Gülen Kayalar, Pisagor Ağacı, çeşmeler ve şelale gibi bir çok gezilecek yeri var Yedigöller'in.. Geceyi cep telefonlarının kapsama alanı dışında kalan Yedigöller'de geçirdikten sonra sabah 07:30'da kalkıp çevreyi önceki gün kaldığımız yerden devam ettik.. Bir aydır çekmediğim kadar fotoğrafı bu gezide çekmişimdir herhalde.. Tam 700 kez deklanşöre basmışım.. Bolu'dan 400 fotoğrafla döndüm.. Neyse ben geziye döneyim.. Kahvaltıdan sonra yine biraz gezdikten sonra tekrar yola çıktık bu sefer Gölcük'e doğru.. Yolda seyir tepesine de çıktıktan sonra yapay bir göl olan Gölcük'e vardık.. Gölcük'e vardığımızda da yağmur yağıyordu.. Bu seferki öğle yemeğimizde mangalda sucuk vardı.. Gölcük de yapay da olsa harika bir yer.. Yine burada da çok güzel kareler yakaladım.. Gölde üstüste çıkmış 3 ördeğin fotoğrafını başka bir yerde çekemezdim herhalde.. :) Gölcük'ten sonra artık eve dönme vakti de gelmişti.. Gece 01:30 gibi Edirne'ye varmıştık..
Tadına doyulmaz bir gezi de burada sonlandı..
Çektiğim fotoğrafların sadece bir kaçını ancak buraya koyabildim..









Bu blogdaki popüler yayınlar

kader..

"Her zaman yapılan yanlış nedir, bilir misin? Yaşamın değişmez olduğunu sanmak, trenin ray değiştirmeden sonsuza kadar gideceğini düşünmektir. Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir. Artık çıkış yolunun kalmadığını sandığın bir durumda umutsuzluğun zirveye vardığında, rüzgâr hızıyla her şey değişir, altüst olur ve bir andan ötekine geçerken kendini yeni bir yaşantının içinde bulursun."

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git - Susanna Tamaro

minibahçe..

sonbahar'ın renkleri..