Ana içeriğe atla

elif şafak'tan bir köşe yazısı daha..

KIZINIZ BİR SANATÇIYLA EVLENSİN İSTER MİSİNİZ?

Yılbaşı yaklaşırken matrak ama bir o kadar düşündürücü bir araştırmanın sonuçları yayınlandı. Yediden fazla ülkede gençler arasında yapıldı bu araştırma. Bu ülkeler arasında gelişmiş Avrupa ülkeleri de var, Brezilya da. Sorulan sorular kısa ve basitti. Hangi meslekten insanlarla evlenmek istersiniz? Hangi meslekten insanlarla evlenmeyi düşünmezsiniz? İşte sonuç:
Yedi ülkede de en çok beğenilen, saygı duyulan, güvenilen ve dolayısıyla evlilik için tercih edilen meslek grubu aynı çıktı: Doktorlar. Ne doktoru olduğunun dahi o kadar önemi yok, yeter ki doktor olsun eş adayı. Kadınlar da erkekler de doktorlarla evlenmek istiyor. Tüm dünyada bu böyle.
Müthiş bir albenisi var doktor olmanın. Tüm zorluklarına rağmen. Bir yerde iki ayrı insana inanmak durumundaysak ve faraza bunlardan biri doktor ise, adeta otomatik bir biçimde doktor olanı seçiyoruz. Mühendislerden, bankacılardan, müteahhitlerden, öğretmenlerden bile... akla gelecek herkesten bir kazık bekliyoruz da, doktorlardan asla!
Onca sene eğitim, ihtisas, uzun ve özverili çalışma saatleri, evden uzak kalmalar.... Bir yerden bakınca doktor bir eşe sahip olmak o kadar da kolay değil. Ama olsun varsın! Doktorları seviyoruz! Ve genellikle doktor olmayı şefkatli, sabırlı, yardımsever, sevecen olmakla bir tutuyoruz. Bir insanı hayata döndürmenin, sağlığına kavuşmasına yardım etmenin neredeyse büyülü, insanüstü bir yanı var hem de yüzyıllardan bu yana. Geleneksel toplumların Şamanlara atfettiği önem ve kutsiyet tamamen yok olmadı. Modern hayat pek çok eski öğretiyi yıkmış olabilir. Hatta hıza ve tüketime dayalı yaşam biçimiyle bizlere yeni değerler aşılamış olabilir. Ama modern hayatın bile yıkamadığı bir şey varsa o da doktorlara olan saygımız, hayranlığımız. İnanmıyorsanız etrafınıza bir sorun. Kızınızın ya da oğlunuzun hangi meslekten insanla evlenmesini isterdiniz? Çok basit ama insan ve topluma dair çok ipucu veren bir soru bu.
Peki aynı araştırmada en az güvenilen ve evlilik için en son düşünülen meslekler hangileri çıkmış dersiniz? İşin bu kısmı beni yakından ilgilendiriyor. Zira cevap: Sanatçılar, gazeteciler, film ve müzik dünyasından insanlar ve yazarlar! Bu gruptan insanların bencil, kibirli ya da fazla meşgul oldukları, dolayısıyla iyi bir eş olamayacakları, kazara iyi eş olsalar bile iyi anne ya da baba olamayacakları düşünülüyor. Hadi buna ne demeli?
Araştırmanın sonuçlarına yakından baktım. Biraz da şüpheyle yaklaştım. Doktorlarla yarışamayız elbette ama insan istiyor ki sanat ve edebiyat da saygın bir meslek olarak yer alsın gençlerin ufkunda. Öte yandan dikkatimi çeken bir başka nokta var: Etrafınıza bir sorun. Ne kadar çok insan var edebiyatçı, sanatçı (özellikle şarkıcı) olmak isteyen. Nasıl oluyor da sanatçılık bu kadar arzu edilen bir meslek iken, evlenmek istenilen meslekler sıralamasında sonlara düşüyor?
Ne ilginçtir ki gelişmiş ülkelerle az gelişmiş ülkeler arasında çok büyük bir fark yok bu hususta. Her toplumda sanatçı "az biraz kaçık" addediliyor. Sorumluluklarını unutan, kendine düşkün, hayal âleminde yaşayan, kafasına esti mi çekip gidebilen, dolayısıyla güvenilmez... Yani doktorlara atfedilen sıfatlarla sanatçılara atfedilen sıfatlar neredeyse taban tabana zıt! Ve anlaşılan o ki gençler kendileri sanatçı olmak istiyor ama sanatçıyla evlenmek değil!
"Herkes yazar olmak istiyor ama kimse yazarlarla evlenmek istemiyor." diye söyleniyorum.
"Gördün mü, kıymetimi bil!" diyor Eyüp kenardan, muzipçe.



21 Aralık 2008, Pazar

Bu blogdaki popüler yayınlar

kader..

"Her zaman yapılan yanlış nedir, bilir misin? Yaşamın değişmez olduğunu sanmak, trenin ray değiştirmeden sonsuza kadar gideceğini düşünmektir. Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir. Artık çıkış yolunun kalmadığını sandığın bir durumda umutsuzluğun zirveye vardığında, rüzgâr hızıyla her şey değişir, altüst olur ve bir andan ötekine geçerken kendini yeni bir yaşantının içinde bulursun."

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git - Susanna Tamaro

minibahçe..

sonbahar'ın renkleri..