Ana içeriğe atla

trakya üniversitesi neden çağa ayak uyduramıyor?..

Trakya Üniversitesi'nin sloganıyla başlamak istiyorum: GELECEĞE KÖPRÜ (!)
Eleştirilecek o kadar çok şey varki hatırlayabildiğim ve tasarım benim için önemli bir unsur olduğu için özellikle dikkatimi çeken konuları maddelemeyi uygun gördüm.. Yoksa bunların dışında daha bahsi edilebilecek çok şey var özellikle de bilim adına..

1- Web Sitesi:
Öncelikle üniversitemizin vitrini olan web sitesini eleştirmek istiyorum.. Bir üniversitenin sayfası bu kadar basit olmamalı bence.. Bu üniversitenin bir mühendislik fakültesi yok mu? Bilgisayardan, web tasarımından anlayan hiç mi kimse yok? Tasarım dersi olan hiç bir bölüm yok mu acaba? Bu tarz tasarımlar öğrencilere de yaptırılabilir esasen. Öğrencilere verilen projelerden biri olabilir üniversitenin web sitesinin tasarımı. Ya da bir yarışma yapılamaz mı kazananın ödüllendirilebileceği.. Hadi o da olmadı profesyonel ellere bırakılamaz mı üniversitenin vitrini niteliğindeki web sitesi.. Bu üniversitede geçirdiğim 3,5 senede web sitesinde gözle görülür elle tutulur bir gelişme yok. Tıp fakültesinin sayfası gelişim gösterdi ama.. Oldukça basit yazacağım ama bu tabir bile fazla aslında. Beyaz bir zemin üstünde Times New Roman fontunda yazılan birkaç linkten ibaretti 2005 yılında.. Neyse sonra birileri el attı sayfaya. En azından öncekinden güzel.. :) Tıp fakültesinin sayfasından Öğrenci Bilgi Sistemi sayfasına geçmek istiyorum.

2- Öğrenci Bilgi Sistemi:
Öğrenci İşleri Bilgi Sayfası 4 senedir aynı. Öğrenci Not Bilgileri sayfası ise bir çok üniversiteye Öğrenci Bilgi Sistemi sağlayan Uni-Pa'nın ilk sürümü olsa gerek. Hatta ben bu sayfanın Uni-Pa'nın ilk sürümü hazırlarken yaptığı taslak olduğunu düşünüyorum. Şifresiz, sadece öğrenci numarasıyla not bilgilerine ulaşılabilmesi çok saçma diye düşünüyorum açıkçası..

3- İnternetten Ders Kaydı:
Tıp fakültesi öğrencileri olarak hâla elden ders kaydı yapıyoruz.. Var mı bizim gibi başka bir üniversite, başka fakülte bilmiyorum..

4- Harçların Yatırılması:
Bir çok üniversite harçlarını internet bankacılığı veya ATM'lerden yatırabiliyorken biz hâla bankada kuyruklarda bekliyoruz..

5- Üniversitemizin ve Tıp Fakültesinin Logosu:
Bir üniversitenin en önemli vitrin öğelerinden biri değil midir logo? Hiç bir estetik kaygısı taşımayan Trakya Üniversitesi logosunun artık bir yenilenmeye ihtiyacı olduğunu bir ben mi düşünüyorum acaba bilmiyorum.. Hele bir 25.yıl logomuz vardıki müthiş müthiş(!).. Bir de geçen sene her evrakta, her posterde vs. o logonun kullanılmasını mecbur kılmadılar mı? Geçen sene fotoğrafçılık topluluğu başkanı iken hazırladığım posterlerin estetiğini bozuyordu o basit logo.. Ben ne kadar logoyu bozmadan bir takım photoshop efekti ile göze daha hoş görünür hale getirmeye çalıştıysamda olmadı.. :)
Tıp Fakültesinin logosu, üniversite logosundan beter..

6- Öğrenci Kartları:
Ne desem bilmiyorumki.. Ben tasarlasam daha güzelini yapabilirim herhalde.. Kartlar da gayet basit.. Mesela stajyer öğrencilere ayrıca verilen manyetik kartlar ile öğrenci kartları entegre edilemez mi?

7- Stajyer Öğrenci Yaka Kartları(Kağıdı):
Fotoğraf falan koymama gerek yok valla.. Word'ü açın büyük harflerle Times New Roman fontunu kullanarak "STAJYER DR. XX YY" şeklinde adınızı yazın ve beyaz A4 kağıdına çıktısını alın. İsminizi kesin ve işte size stajyer öğrenci yaka kartı.. Pardon yaka kağıdı :) Ama sağolsunlar yaka kağıdımıza plastik kılıf verdiler.. :) Biz de D staj grubu olarak kendim tasarladığım yaka kartlarından bastırdık ve kullanıyoruz (sağdaki resim).. Üniversitenin bize verdiklerinden iyidir.. :)

Daha deyinilecek çok şey bulunur ama aklıma şimdilik bu kadarı geliyor.. Geçen seneki acayip 25.yıl logosunu güncellemişler, 26.yıl yazmışlar.. Bütün bunlar 26 yıllık bir üniversiteye yakışmıyor gerçekten.. Bi de sloganımız GELECEĞE KÖPRÜ (!) :)
Bi dıştan güzel görünen Balkan Kongre Merkezi'miz yapılıyor üniversiteye yakışan.. Onun da içini çok merak ediyorum.. Umarım dışı şatafatlı yapının içi de dışı gibidir..

Bu blogdaki popüler yayınlar

kader..

"Her zaman yapılan yanlış nedir, bilir misin? Yaşamın değişmez olduğunu sanmak, trenin ray değiştirmeden sonsuza kadar gideceğini düşünmektir. Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir. Artık çıkış yolunun kalmadığını sandığın bir durumda umutsuzluğun zirveye vardığında, rüzgâr hızıyla her şey değişir, altüst olur ve bir andan ötekine geçerken kendini yeni bir yaşantının içinde bulursun."

Yüreğinin Götürdüğü Yere Git - Susanna Tamaro

minibahçe..

sonbahar'ın renkleri..