“Beşinci Kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarımı. ‘Aman sakın kendini’ diye tembihler. Hâlbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: ‘Bırak kendini, ko gitsin!’ Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Hâlbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!” (sf.95) … “Altıncı Kural: Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir. Âşık dilsiz olur.” (sf.96) … “On Dördüncü Kural: Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. “Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını?” (sf.134) … Oysa Ella’nın David’e soru sormamasının bir sebebi vardı: Cevaplarla nasıl baş edeceğini bilmiyordu! Ne yapacağını bi...
Dostlarım ve Romalılar; aranızdaki ufak muhabbete maydanoz olma pahasına bir yanılsama ve yanlışınızı düzelteceğim. Mevzu bahis olan ve orta zeka memleket evlatları için taş hücresi olarak tercüme ettiğiniz "şey", Latincede yaniki orijinal ismiyle "sklerenkima"dır. Bu nadir yapı veya organizmal malzeme, küçük bilgi dağarcıklarınızdaki vericikler dahilinde sadece ayvada bulunmayıp, asmada "sklerenkima lifleri" olarakda mevcuttur. Bilgilerinize... SPAYKİCANKART
YanıtlaSil